Yeni Aldığım Balıklar Teker Teker Ölüyor
Gönderim Zamanı: 8 Saat 35 Dakika önce
Merhaba 80 lt bitkili tankım var 2 3 senedir aynı düzen vardı lepistes çöpçü vatoz karides gayet sağlıklı bir tank bol bitkili dış filtreli geçen gün lepistesleri ve çöpçüleri değiştirmeye karar verdim ilk aldığımda 5 tane olan çöpçüler 18 taneydi sattım lepistesler ise 30 tane çıktı sattım yerine 6 kiraz barb 5 neon 5 kırmızı burun 5 sarpea aldım ancak bu balıkları akvaryuma eklemeden önce akvaryumun kumunu komple çıkarttım yerine yeni kum koydum ve bu işlemi yaparken %50 su değişimi de yapmış bulundum balıkları ekledim bir kaçında kuyruk erimesi var gibiydi ertesi gün balıklar ölmeye başladı ölüm şekilleri ise önce kuyrukları kopmuş gibi yok oluyor sonra baş aşağı yüzüyorlar ve ölüyorlar ancak benim akvaryumumda hali hazırda olan balıklar 1 panda çöpçü ve daha milimetre boyutlarında yavru çöpçü 1 l144 albino vatoz ve karidesler var onlara hiçbirşey olmadı ertesi gün olunca ölümler devam edince başka akvaryumun süngerini sıktım akvaryumuma %20 su değişimi yaptım ertesi gün olunca yine devam etti ölümler bende %40 su değişimi daha yaptım içine amonyak bağlayıcı filan sıktım yine devam ediyor bu sabah 3 balığım daha öldü ve bu balıklar sabah çok iyiyken akşama ölmüş ölüyorlar bu arada çok çok az yem verdim ve yeme gayet iştahlılar şuan elimde 1 kırmızı burun 1 neon 2 kırmızı barb 4 sarpea kaldı yardımlarınızı bekliyorum
Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir
Gönderim Zamanı: 6 Saat 50 Dakika önce
Anlattıklarınıza bakınca hatanızın en büyük kısmı balık değiştirmek değil; oturmuş bir akvaryumda hem tabanı değiştirmek hem de çok sayıda yeni balık eklemek olmuş.
Bunun üzerine yeni balıkların bir kısmının zaten kuyruk erimesi belirtileri taşıyor olması durumu daha da ağırlaştırmış.
Akvaryumunuza Columnaris getirmiş olabilirsiniz.
Kimyasal ve biyolojik akvaryum sistemini bozmuş olmuşsunuz.
Bunun üzerine yeni balıkların bir kısmının zaten kuyruk erimesi belirtileri taşıyor olması durumu daha da ağırlaştırmış.
Akvaryumunuza Columnaris getirmiş olabilirsiniz.
Kimyasal ve biyolojik akvaryum sistemini bozmuş olmuşsunuz.
Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir
Gönderim Zamanı: 6 Saat 34 Dakika önce
Şuan ne yapabilirim daha dazla kayıp vermemek için
Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir
Gönderim Zamanı: 6 Saat 31 Dakika önce
Sistem bozulduğu ve hastalık zirvede olduğundan su değişimi yapmak ve sistemin tekrar düzelmesini beklemekten başka pek bir şey yapamazsınız.
Balıklar (sonradan gelenler) ölüp bitecektir.
Yeni kumda nitrifikasyon bakterilerinin yerleşip kimyasal işleri yapmasını sağlamak için zamana ve bakteri kültürü eklemeniz gerek..
Balıklar (sonradan gelenler) ölüp bitecektir.
Yeni kumda nitrifikasyon bakterilerinin yerleşip kimyasal işleri yapmasını sağlamak için zamana ve bakteri kültürü eklemeniz gerek..
Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir
Gönderim Zamanı: 3 Saat 23 Dakika önce
Çoğu zaman tabanı sadece kum zannediyoruz ama aslında yıllarca çalışan bir akvaryumun tabanı başlı başına yaşayan bir ekosistem.
İçinde yalnızca nitrifikasyon bakterileri yok. Sayısız protozoa, nematod, rotifer, ostrakod, kopepod, çeşitli mantarlar, bakteriler ve gözle göremediğimiz daha birçok mikroorganizma birlikte yaşıyor. Üstelik bunlar sadece yan yana bulunmuyor; birbirlerini avlıyor, birbirlerinin popülasyonunu baskılıyor ve sürekli bir denge oluşturuyorlar.
Doğada da bunun adı aslında biyolojik denge.
Bir tür kontrolden çıkmaya başladığında onu tüketen başka türler devreye giriyor. Bu yüzden tek bir mikroorganizmanın baskın hale gelmesi kolay olmuyor.
Siz ise yıllardır oturmuş olan bu tabanı tamamen kaldırıp sıfır kum koymuşsunuz.
Yani sadece kumu değiştirmediniz; o mikroskobik yaşam ağını da büyük ölçüde sıfırlamış oldunuz.
Bundan sonra akvaryum yeniden kolonileşmeye başlıyor. Ancak bu süreçte her mikroorganizma aynı hızda çoğalmıyor. Bazıları çok hızlı çoğalırken onları baskılayan diğer canlılar henüz yeterli sayıya ulaşamıyor.
Mikrobiyolojide buna bazen "ilk kolonileşme avantajı" (founder effect) denilen bir durum da eşlik edebilir. Boş kalan ortamı ilk ele geçiren organizmalar bir süre baskın hale gelebilir. Aeromonas, Pseudomonas ve benzeri bakteriler normalde birçok akvaryumda zaten bulunurlar. Sorun onların varlığı değil, denge bozulduğunda baskın hale gelebilmeleridir.
Eski balıkların büyük ölçüde etkilenmemesi de bunu düşündürüyor. Çünkü onlar o akvaryumun mikrobiyal ortamına uzun zamandır adapteydiler. Yeni gelen balıklar ise hem nakliye stresi yaşadı hem de biyolojik dengesi yeniden oluşan bir ortama girdi.
Bence burada asıl ders şu:
Bir akvaryumun en değerli kısmı bazen filtre bile değil, yıllar içinde oluşmuş ve gözle göremediğimiz o mikroskobik yaşam ağıdır.
Biz genelde sadece balıkları ve bitkileri görüyoruz ama akvaryumu ayakta tutan görünmeyen canlılar çoğu zaman gördüklerimizden çok daha fazladır.
İçinde yalnızca nitrifikasyon bakterileri yok. Sayısız protozoa, nematod, rotifer, ostrakod, kopepod, çeşitli mantarlar, bakteriler ve gözle göremediğimiz daha birçok mikroorganizma birlikte yaşıyor. Üstelik bunlar sadece yan yana bulunmuyor; birbirlerini avlıyor, birbirlerinin popülasyonunu baskılıyor ve sürekli bir denge oluşturuyorlar.
Doğada da bunun adı aslında biyolojik denge.
Bir tür kontrolden çıkmaya başladığında onu tüketen başka türler devreye giriyor. Bu yüzden tek bir mikroorganizmanın baskın hale gelmesi kolay olmuyor.
Siz ise yıllardır oturmuş olan bu tabanı tamamen kaldırıp sıfır kum koymuşsunuz.
Yani sadece kumu değiştirmediniz; o mikroskobik yaşam ağını da büyük ölçüde sıfırlamış oldunuz.
Bundan sonra akvaryum yeniden kolonileşmeye başlıyor. Ancak bu süreçte her mikroorganizma aynı hızda çoğalmıyor. Bazıları çok hızlı çoğalırken onları baskılayan diğer canlılar henüz yeterli sayıya ulaşamıyor.
Mikrobiyolojide buna bazen "ilk kolonileşme avantajı" (founder effect) denilen bir durum da eşlik edebilir. Boş kalan ortamı ilk ele geçiren organizmalar bir süre baskın hale gelebilir. Aeromonas, Pseudomonas ve benzeri bakteriler normalde birçok akvaryumda zaten bulunurlar. Sorun onların varlığı değil, denge bozulduğunda baskın hale gelebilmeleridir.
Eski balıkların büyük ölçüde etkilenmemesi de bunu düşündürüyor. Çünkü onlar o akvaryumun mikrobiyal ortamına uzun zamandır adapteydiler. Yeni gelen balıklar ise hem nakliye stresi yaşadı hem de biyolojik dengesi yeniden oluşan bir ortama girdi.
Bence burada asıl ders şu:
Bir akvaryumun en değerli kısmı bazen filtre bile değil, yıllar içinde oluşmuş ve gözle göremediğimiz o mikroskobik yaşam ağıdır.
Biz genelde sadece balıkları ve bitkileri görüyoruz ama akvaryumu ayakta tutan görünmeyen canlılar çoğu zaman gördüklerimizden çok daha fazladır.
Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir
