ÖZELLİKLER
Kullanıcı Adı:
hounddog
Kullanıcı Grubu:
Forum Üyesi
Geri Bildirimleri:
Aldığı Beğeni:
54
Hesap Durumu:
Aktif
Durumu:
Çevrim Dışı
Üyelik Tarihi:
29 Şubat 2024 14:19
Son Ziyaret:
18 Şubat 2026 15:58
Toplam Mesaj:
10 [0.01 Gün Ortalaması]
Paylaşım Sayisı:
1 (Son 6 Ay)
İlan Sayisı:
BİLGİLER
Ad Soyad:
Ali Tuncer
Doğum Tarihi:
Girilmedi
Yaş:
Bilinmiyor
İl:
Izmir
Meslek:
Özel Mesaj:
Sohbet Talebi:
Üye Favorile:
Sosyal Medya:
İMZA
Ali Tuncer
SON 10 MESAJI
Father Fish Yöntemiyle 50x30x30
[B]2 Yıllık Akvaryum Güncellemesi: Neredeyse Sıfır Bakımla Süren Bir Ekosistem[/B][U][/U]
İkinci yıla girildiğinde sistem artık deneysel bir kurulum olmaktan çıkıp, kendi ritmini bulan oturmuş bir ekosisteme dönüştü. 2025 yılı boyunca yalnızca iki kez su değişimi yapıldı; Temmuz ve Aralık aylarında, her biri yaklaşık %15–20 oranında. Bunun dışında planlı veya rutin hiçbir su değişimi uygulanmadı.
Yaz aylarında, özellikle Ağustos civarında hava sıcaklıklarının 40 dereceye yaklaşmasıyla birlikte şehir suyunun kalitesinde belirgin bir düşüş yaşandı. Bu dönemde karides sayısı yaklaşık 100 civarından 25 seviyelerine kadar geriledi. Bu noktada yapılan sınırlı bir müdahale ile küçük bir su değişimi gerçekleştirildi ve şehir suyu yerine marketten temin edilen hazır su kullanıldı. Sonuç oldukça netti: Sistem toparlandı. Şubat ayı itibarıyla karides popülasyonu yeniden 100’ün üzerine çıktı ve iki yıllık koloni kesintisiz şekilde yaşamını sürdürmeye devam ediyor.
Bu iki yıl boyunca herhangi bir kimyasal, bakteri kültürü ya da gübreleme kesinlikle kullanılmadı. Yemleme duruma göre haftada 1 ile 3 kez arasında değişti. Bitkisel biyokütle kontrolü ise son derece sınırlıydı: Bir yıl içinde 5–6 kez su mercimeği toplandı, yalnızca bir kez de tılkı kuyruğu seyreltildi. Bunun dışında dip çekimi yapılmadı, yosun temizliği hiç yapılmadı — çünkü zaten yosun oluşmadı.
Buharlaşan suyun tamamı saf su ile tamamlandı. Hedeflenen nokta oldukça net: Su değişimini tamamen ortadan kaldırmak ya da yılda en fazla 1 kezle sınırlamak. Bugüne kadar bakıldığında, iki yıl boyunca toplamda yalnızca dört kez, o da %20’yi geçmeyecek şekilde su değişimi yapılmış oldu. Şehir suyunun kalitesi bozulmamış olsaydı, muhtemelen bu sayı daha da az olacaktı.
Bu süreçte farklı bir deneme olarak, kum üstü bitkilendirme (tabana köklenen bitkiler) denemesi de yapıldı. Yaklaşık iki aydır akvaryumda bulunan iki tür Cryptocoryne gelişim göstermedi; ancak dikkat çekici olan, çürüyüp yok da olmamaları. Sistem içinde adeta "beklemede" kalmış durumdalar.
Mevcut canlı listesi şu şekilde:
* Yaklaşık 120 karides
* Sayısız Physella acuta
* Sayısız ostrakod kolonisi
* Zaman zaman görülen hydralar
* Ara sıra gözlemlenen küçük solucanımsı canlılar
Ekosistem içi ilişkiler oldukça net şekilde gözlemlenebiliyor. Örneğin hydraların ostrakodları avladığı açıkça görülüyor. Bu, sistemin yalnızca "yaşıyor" değil, aktif olarak işlediğini gösteren önemli bir detay.
Bitkisel yapı ise şu anda su mercimeği, tılkı kuyruğu, anubias ve deneme aşamasındaki iki Cryptocoryne türünden oluşuyor. Filtre teknik olarak tankta mevcut olsa da çalıştırılmıyor; yalnızca süngeri, bakteri yüzeyi olarak içeride duruyor. Havalandırma için hava taşı kullanılmıyor, doğrudan hortumla verilen hava sayesinde yüzey dalgalanması sağlanıyor. Isıtıcı ise sabit olarak 27,5 °C’ye ayarlı.
Ortaya çıkan tablo oldukça sade: Neredeyse sıfır bakımla iki yılını doldurmuş, dönemsel dalgalanmalar yaşasa da kendi kendini toparlayabilen bir ekosistem. Canlı sayılarındaki düşüş bile sistemin kırılganlığından değil, dış girdilerin (şehir suyu kalitesi gibi) değişiminden kaynaklandı ve minimal müdahaleyle çözüldü.
İkinci yılın sonunda gelinen nokta şunu net biçimde gösteriyor: Doğru biyokütle, az yemleme ve sabır bir araya geldiğinde, bir akvaryum uzun vadede insan müdahalesine minimum düzeyde ihtiyaç duyabiliyor. Bu sistem artık sadece “çalışıyor” değil; istikrarlı bir şekilde yaşam üretmeye devam ediyor.[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/020220261621221.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/020220261621241.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/020220261621261.jpg[/IMG]
[B]2 Yıllık Akvaryum Güncellemesi: Neredeyse Sıfır Bakımla Süren Bir Ekosistem[/B][U][/U]
İkinci yıla girildiğinde sistem artık deneysel bir kurulum olmaktan çıkıp, kendi ritmini bulan oturmuş bir ekosisteme dönüştü. 2025 yılı boyunca yalnızca iki kez su değişimi yapıldı; Temmuz ve Aralık aylarında, her biri yaklaşık %15–20 oranında. Bunun dışında planlı veya rutin hiçbir su değişimi uygulanmadı.
Yaz aylarında, özellikle Ağustos civarında hava sıcaklıklarının 40 dereceye yaklaşmasıyla birlikte şehir suyunun kalitesinde belirgin bir düşüş yaşandı. Bu dönemde karides sayısı yaklaşık 100 civarından 25 seviyelerine kadar geriledi. Bu noktada yapılan sınırlı bir müdahale ile küçük bir su değişimi gerçekleştirildi ve şehir suyu yerine marketten temin edilen hazır su kullanıldı. Sonuç oldukça netti: Sistem toparlandı. Şubat ayı itibarıyla karides popülasyonu yeniden 100’ün üzerine çıktı ve iki yıllık koloni kesintisiz şekilde yaşamını sürdürmeye devam ediyor.
Bu iki yıl boyunca herhangi bir kimyasal, bakteri kültürü ya da gübreleme kesinlikle kullanılmadı. Yemleme duruma göre haftada 1 ile 3 kez arasında değişti. Bitkisel biyokütle kontrolü ise son derece sınırlıydı: Bir yıl içinde 5–6 kez su mercimeği toplandı, yalnızca bir kez de tılkı kuyruğu seyreltildi. Bunun dışında dip çekimi yapılmadı, yosun temizliği hiç yapılmadı — çünkü zaten yosun oluşmadı.
Buharlaşan suyun tamamı saf su ile tamamlandı. Hedeflenen nokta oldukça net: Su değişimini tamamen ortadan kaldırmak ya da yılda en fazla 1 kezle sınırlamak. Bugüne kadar bakıldığında, iki yıl boyunca toplamda yalnızca dört kez, o da %20’yi geçmeyecek şekilde su değişimi yapılmış oldu. Şehir suyunun kalitesi bozulmamış olsaydı, muhtemelen bu sayı daha da az olacaktı.
Bu süreçte farklı bir deneme olarak, kum üstü bitkilendirme (tabana köklenen bitkiler) denemesi de yapıldı. Yaklaşık iki aydır akvaryumda bulunan iki tür Cryptocoryne gelişim göstermedi; ancak dikkat çekici olan, çürüyüp yok da olmamaları. Sistem içinde adeta "beklemede" kalmış durumdalar.
Mevcut canlı listesi şu şekilde:
* Yaklaşık 120 karides
* Sayısız Physella acuta
* Sayısız ostrakod kolonisi
* Zaman zaman görülen hydralar
* Ara sıra gözlemlenen küçük solucanımsı canlılar
Ekosistem içi ilişkiler oldukça net şekilde gözlemlenebiliyor. Örneğin hydraların ostrakodları avladığı açıkça görülüyor. Bu, sistemin yalnızca "yaşıyor" değil, aktif olarak işlediğini gösteren önemli bir detay.
Bitkisel yapı ise şu anda su mercimeği, tılkı kuyruğu, anubias ve deneme aşamasındaki iki Cryptocoryne türünden oluşuyor. Filtre teknik olarak tankta mevcut olsa da çalıştırılmıyor; yalnızca süngeri, bakteri yüzeyi olarak içeride duruyor. Havalandırma için hava taşı kullanılmıyor, doğrudan hortumla verilen hava sayesinde yüzey dalgalanması sağlanıyor. Isıtıcı ise sabit olarak 27,5 °C’ye ayarlı.
Ortaya çıkan tablo oldukça sade: Neredeyse sıfır bakımla iki yılını doldurmuş, dönemsel dalgalanmalar yaşasa da kendi kendini toparlayabilen bir ekosistem. Canlı sayılarındaki düşüş bile sistemin kırılganlığından değil, dış girdilerin (şehir suyu kalitesi gibi) değişiminden kaynaklandı ve minimal müdahaleyle çözüldü.
İkinci yılın sonunda gelinen nokta şunu net biçimde gösteriyor: Doğru biyokütle, az yemleme ve sabır bir araya geldiğinde, bir akvaryum uzun vadede insan müdahalesine minimum düzeyde ihtiyaç duyabiliyor. Bu sistem artık sadece “çalışıyor” değil; istikrarlı bir şekilde yaşam üretmeye devam ediyor.[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/020220261621221.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/020220261621241.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/020220261621261.jpg[/IMG]
Father Fish Yöntemiyle 50x30x30
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/170220251511401.jpg[/IMG]
1 Yıllık Akvaryum Güncellemesi: Filtre Yok, Bakım Minimum, Yaşam Maksimum
Başlangıçta sadece 6-7 kiraz karidesiyle başlayan akvaryumum, 1 yıl içinde 100'den fazla bireye ulaşan bir karides topluluğuna dönüştü. Bunun yanı sıra, bladder snail, sayısız ostrakot kolonisi, ara sıra görülen hydralar ve planarya benzeri solucanımsı canlılar da akvaryumun sakinleri arasında.
Bitkilere gelince, bu doğal dengenin içinde ayakta kalanlar tilki kuyruğu, çınar, mini anubias ve adını hatırlayamadığım başka bir anubias benzeri bitki oldu. Su yüzeyinde ise su mercimekleri katmanlar oluşturarak büyük bir biyokitleye dönüştü.
Bakım konusuna gelince, bu sistem klasik akvaryumculuğun görüştüğü sürekli filtreleme, su değişimleri ve yoğun yemlemeye dayalı yaklaşımdan oldukça farklı işledi:
1 Yıl Boyunca;
* 1 kez filtre temizliği yapıldı, o da tıkandığı için. Sonrasında filtre iptal edildi ama süngeri biyolojik yüzey olarak bırakıldı.
* 2 kez %25 oranında su değişimi yapıldı.
* 3 kez su mercimekleri toplandı.
* Haftada 1 veya 2 kez yemleme yapıldı.
* Buharlaşan su yerine dinlenmiş su eklendi.
Yani klasik anlamda akvaryum temizliği, su değişimi veya yoğun yemleme olmadan, sistem kendini bir şekilde döngüye soktu ve karidesler halen üremeye devam ediyor.
Bir süre hazır su kullandım ancak ekonomik sebeplerle dinlenmiş çeşme suyuna geçtim. Bunun sonucunda ilginç bir gözlem yaptım: Daha önce akvaryumda baskın olan çınar bitkisi, çeşme suyuna geçişimden sonra yerini tilki kuyruğuna bıraktı. Muhtemelen suyun içindeki minerallerin değişimi nedeniyle farklı bitkiler avantaj kazandı.
Filtre olmadan döngü nasıl sağlanıyor? Bunun temel sebeplerinden biri su mercimeğinin büyük biyokütle oluşturup fazla azotu tüketmesi ve ara ara toplandığında sistemden fazla atıkların uzaklaştırılması. Bu, klasik anlamda su değişimleriyle yapılan seyreltilmenin doğal bir alternatifi gibi işliyor.
Ek olarak, akvaryumdaki mikro ekosistem çok sayıda gözle görülemeyen canlıdan oluşuyor. Ostrakotlar, rotiferler, mikroskobik kurtlar ve planaryalar gibi canlılar, sistem içinde dengenin korunmasını sağlıyor. Az yemleme yapıldığında, bu mikrofauna kendi içinde bir rekabet oluşturuyor ve denge kuruyor. Bu da doğada olduğu gibi akvaryumda patojenlerin baskın hale gelmesini önlüyor.
Sonraki adımım ne olacak? Sistemi daha da oturttuktan sonra Endler eklemeyi planlıyorum. Ancak karides popülasyonunun en az 200 bireye ulaşmasını bekleyeceğim. Bu noktada sistemin, Endlerlerin getireceği ekstra yükte bile dengede kalabileceğini düşünüyorum.
Sonuç olarak, doğal dengeli bir akvaryumun, minimum müdahale ile de mükemmel bir şekilde işleyebildiğini deneyimlemiş oldum. Su değişimleri, filtre temizliği, çeşme suyu gibi konulara göre sistem kendini adapte etti. Akvaryum, klasik anlamda temizlenmese de, ekosistem kendi içinde bir düzen oturttu ve su mercimeği gibi unsurlar biyolojik filtre görevi gördü. Şu anki gidişat, Endler eklemek için uygun bir noktaya yaklaştığımı gösteriyor. Bakalım gelecek yılda neler değişecek?
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/170220251511401.jpg[/IMG]
1 Yıllık Akvaryum Güncellemesi: Filtre Yok, Bakım Minimum, Yaşam Maksimum
Başlangıçta sadece 6-7 kiraz karidesiyle başlayan akvaryumum, 1 yıl içinde 100'den fazla bireye ulaşan bir karides topluluğuna dönüştü. Bunun yanı sıra, bladder snail, sayısız ostrakot kolonisi, ara sıra görülen hydralar ve planarya benzeri solucanımsı canlılar da akvaryumun sakinleri arasında.
Bitkilere gelince, bu doğal dengenin içinde ayakta kalanlar tilki kuyruğu, çınar, mini anubias ve adını hatırlayamadığım başka bir anubias benzeri bitki oldu. Su yüzeyinde ise su mercimekleri katmanlar oluşturarak büyük bir biyokitleye dönüştü.
Bakım konusuna gelince, bu sistem klasik akvaryumculuğun görüştüğü sürekli filtreleme, su değişimleri ve yoğun yemlemeye dayalı yaklaşımdan oldukça farklı işledi:
1 Yıl Boyunca;
* 1 kez filtre temizliği yapıldı, o da tıkandığı için. Sonrasında filtre iptal edildi ama süngeri biyolojik yüzey olarak bırakıldı.
* 2 kez %25 oranında su değişimi yapıldı.
* 3 kez su mercimekleri toplandı.
* Haftada 1 veya 2 kez yemleme yapıldı.
* Buharlaşan su yerine dinlenmiş su eklendi.
Yani klasik anlamda akvaryum temizliği, su değişimi veya yoğun yemleme olmadan, sistem kendini bir şekilde döngüye soktu ve karidesler halen üremeye devam ediyor.
Bir süre hazır su kullandım ancak ekonomik sebeplerle dinlenmiş çeşme suyuna geçtim. Bunun sonucunda ilginç bir gözlem yaptım: Daha önce akvaryumda baskın olan çınar bitkisi, çeşme suyuna geçişimden sonra yerini tilki kuyruğuna bıraktı. Muhtemelen suyun içindeki minerallerin değişimi nedeniyle farklı bitkiler avantaj kazandı.
Filtre olmadan döngü nasıl sağlanıyor? Bunun temel sebeplerinden biri su mercimeğinin büyük biyokütle oluşturup fazla azotu tüketmesi ve ara ara toplandığında sistemden fazla atıkların uzaklaştırılması. Bu, klasik anlamda su değişimleriyle yapılan seyreltilmenin doğal bir alternatifi gibi işliyor.
Ek olarak, akvaryumdaki mikro ekosistem çok sayıda gözle görülemeyen canlıdan oluşuyor. Ostrakotlar, rotiferler, mikroskobik kurtlar ve planaryalar gibi canlılar, sistem içinde dengenin korunmasını sağlıyor. Az yemleme yapıldığında, bu mikrofauna kendi içinde bir rekabet oluşturuyor ve denge kuruyor. Bu da doğada olduğu gibi akvaryumda patojenlerin baskın hale gelmesini önlüyor.
Sonraki adımım ne olacak? Sistemi daha da oturttuktan sonra Endler eklemeyi planlıyorum. Ancak karides popülasyonunun en az 200 bireye ulaşmasını bekleyeceğim. Bu noktada sistemin, Endlerlerin getireceği ekstra yükte bile dengede kalabileceğini düşünüyorum.
Sonuç olarak, doğal dengeli bir akvaryumun, minimum müdahale ile de mükemmel bir şekilde işleyebildiğini deneyimlemiş oldum. Su değişimleri, filtre temizliği, çeşme suyu gibi konulara göre sistem kendini adapte etti. Akvaryum, klasik anlamda temizlenmese de, ekosistem kendi içinde bir düzen oturttu ve su mercimeği gibi unsurlar biyolojik filtre görevi gördü. Şu anki gidişat, Endler eklemek için uygun bir noktaya yaklaştığımı gösteriyor. Bakalım gelecek yılda neler değişecek?
Father Fish Yöntemiyle 50x30x30
[QUOTE=Laterthanbefore]Çoğu akvaryum bitkisine nispeten kalın köklere sahip bitkinin adı nedir acaba?[/QUOTE]
İyi günler,
Water wisteria (Çınar)'dır.
Saygılarımla
[QUOTE=Laterthanbefore]Çoğu akvaryum bitkisine nispeten kalın köklere sahip bitkinin adı nedir acaba?[/QUOTE]
İyi günler,
Water wisteria (Çınar)'dır.
Saygılarımla
Father Fish Yöntemiyle 50x30x30
Doğal bir akvaryumda sistemin işleyişi, gözle görülmeyen ama etkisi büyük bir mikro yaşamın varlığına dayanır. Bu mikrofauna, bakterilerden rotiferlere ve protozoalara kadar pek çok organizmayı kapsar. Mesela, bir akvaryumda ölen bir canlının tamamen yok olmasını sağlayan şey, bu mikroskobik canlıların durmaksızın çalışmasıdır. Çürüme başladığında bakteriler devreye girer, organik maddeyi ayrıştırır ve bu süreçle oluşan besinler, diğer mikroorganizmalara ve nihayetinde bitkilere kadar ulaşır. Bu döngü o kadar doğal bir şekilde işler ki, sadece izleyerek bile bu sistemin güzelliğini fark edebilirsiniz.
Yemlemeyi az yapmak, bu mikrofaunanın besin döngüsünü destekler. Su piresi veya planarya gibi daha büyük görülebilir organizmaların yanı sıra, mikroskobik seviyedeki canlılar da tankın sağlığını korur. Bu organizmalar arasında rekabet, kaynakların dengelenmesini sağlar ve zararlı patojenlerin kontrol altında tutulmasına yardımcı olur. Müdahale edilmeyen bir sistemin "görünmeyen elleri" diyebiliriz buna.
Suyun değişimi konusuna gelince; buharlaşan su yalnızca saf sudur. Ancak tankta çözünmüş mineraller ve diğer bileşenler birikmeye devam eder. Çeşme suyunda kalsiyum, magnezyum gibi sertlik sağlayan mineraller bulunabilirken, bazen eser miktarda ağır metaller ve klor da olabilir. Hazır suların ise mineral içeriği genelde düşüktür ama tamamen saf değildir. Bu yüzden, su değişimi yaparak akvaryumdaki birikimi seyreltebilir ve sağlıklı bir ortamı koruyabilirsiniz.
Doğal bir akvaryumun güzelliği, mükemmel bir görüntü yaratmasında değil, kendi içindeki döngülerin sorunsuz çalışmasındadır. Her yaprağın çürümesi, her ölen canlının yeni bir yaşam döngüsüne katılması, aslında bu sistemin birer parçası. Bu düzeni anlamak ve ona şahit olmak, doğadan ilham alan bir hobinin gerçek zevki değil midir?
Doğa zaten mükemmel değildir; ama her şey olması gerektiği gibidir. İhtiyacımız olan şey, doğanın tasarımıyla uyum içinde bir sistem kurmak ve onun kendi ritmini izlemesine izin vermektir. En basit haliyle, işte asıl “zevk” burada gizlidir. 😊
Doğal bir akvaryumda sistemin işleyişi, gözle görülmeyen ama etkisi büyük bir mikro yaşamın varlığına dayanır. Bu mikrofauna, bakterilerden rotiferlere ve protozoalara kadar pek çok organizmayı kapsar. Mesela, bir akvaryumda ölen bir canlının tamamen yok olmasını sağlayan şey, bu mikroskobik canlıların durmaksızın çalışmasıdır. Çürüme başladığında bakteriler devreye girer, organik maddeyi ayrıştırır ve bu süreçle oluşan besinler, diğer mikroorganizmalara ve nihayetinde bitkilere kadar ulaşır. Bu döngü o kadar doğal bir şekilde işler ki, sadece izleyerek bile bu sistemin güzelliğini fark edebilirsiniz.
Yemlemeyi az yapmak, bu mikrofaunanın besin döngüsünü destekler. Su piresi veya planarya gibi daha büyük görülebilir organizmaların yanı sıra, mikroskobik seviyedeki canlılar da tankın sağlığını korur. Bu organizmalar arasında rekabet, kaynakların dengelenmesini sağlar ve zararlı patojenlerin kontrol altında tutulmasına yardımcı olur. Müdahale edilmeyen bir sistemin "görünmeyen elleri" diyebiliriz buna.
Suyun değişimi konusuna gelince; buharlaşan su yalnızca saf sudur. Ancak tankta çözünmüş mineraller ve diğer bileşenler birikmeye devam eder. Çeşme suyunda kalsiyum, magnezyum gibi sertlik sağlayan mineraller bulunabilirken, bazen eser miktarda ağır metaller ve klor da olabilir. Hazır suların ise mineral içeriği genelde düşüktür ama tamamen saf değildir. Bu yüzden, su değişimi yaparak akvaryumdaki birikimi seyreltebilir ve sağlıklı bir ortamı koruyabilirsiniz.
Doğal bir akvaryumun güzelliği, mükemmel bir görüntü yaratmasında değil, kendi içindeki döngülerin sorunsuz çalışmasındadır. Her yaprağın çürümesi, her ölen canlının yeni bir yaşam döngüsüne katılması, aslında bu sistemin birer parçası. Bu düzeni anlamak ve ona şahit olmak, doğadan ilham alan bir hobinin gerçek zevki değil midir?
Doğa zaten mükemmel değildir; ama her şey olması gerektiği gibidir. İhtiyacımız olan şey, doğanın tasarımıyla uyum içinde bir sistem kurmak ve onun kendi ritmini izlemesine izin vermektir. En basit haliyle, işte asıl “zevk” burada gizlidir. 😊
Father Fish Yöntemiyle 50x30x30
Tatlı Su Akvaryumlarının Doğal Yolu: Father Fish Yönteminin Sade Güzelliği
Bazı kişiler, Father Fish yöntemine "Ama bu çok da doğru değil!" diye itiraz ediyorlar. Neymiş, akvaryum tabanının doğal bırakılmasıymış, yemlemenin haftada bir yapılmasıymış, yosun önleyiciler ve gübrelerin kullanılmamasıymış… Yani bu kadar basit bir yöntem, onların mükemmel düzenlerini alt üst ediyor diye biraz alınmışlar. Ama kabul edelim, her gün su testleri yapmamak, akvaryuma kimyasal madde eklemek zorunda kalmamak ve balıkları "Bugün ne yedirsem?" diye strese sokmamak kulağa kötü bir şey gibi gelmiyor, değil mi?
Şimdi, gelin biraz dürüst olalım: Tatlı su akvaryumlarındaki bu "kusursuz düzen" dediğimiz şey, aslında doğada hiç yok. Doğanın ortasında durup "Şu manzara, tam bir aquascaping harikası olmuş!" dediğinizi hayal edin. Evet, komik olurdu. Tatlı su ekosistemleri doğaldır, evet, ama kusursuz değildir. Amazon’un bulanık suları, İskodra Gölü’nün çamur birikintileri ya da bir orman göletindeki yapraklarla kaplı su tabanı, hiçbir akvaryum dergisinde "Ayın akvaryumu" seçilmezdi. Ama bu ekosistemler, tam da bu düzensizlikleriyle güzeldir.
Bazı tatlı su akvaryumları ise kendini Kızıldeniz’in bir köşesi zannediyor. Yosun yok, su kristal berraklığında, her bitki milimetrik hizaya dizilmiş. Balıklar neredeyse simetrik bir koreografiyle yüzüyor. Bu manzaraya bakınca, "Doğa mı, yoksa insan eliyle düzenlenmiş bir gösteri mi?" diye düşünmeden edemiyor insan. Evet, çok etkileyici görünüyor, ama bu görüntüyü korumak için saatlerce uğraşıp onlarca kimyasal eklemeniz gerekiyor. Bir yandan da akvaryumda yaşayan canlılara "Biz aslında doğal bir ortamdayız" masalını anlatıyorsunuz.
İnsanlar doğal bir şey görmek için Amazon Nehri’ne, İskodra Gölü’ne gidiyor. Buralar için dünya kadar para ödüyorlar. Ama gidince ne görüyorlar? Bulanık su, yosunlu taşlar ve düzensizlik. Hiç kimse bir gölün kenarında durup, “Ah, şu suyun üstünde bir lilyum eksik, taşların biraz daha düzgün olması lazım, yosunları da kazımamız gerek,” demiyor. Çünkü doğal olan bu. Ama ne hikmetse akvaryumda aynı şeyi gördüğümüzde "Bunu düzeltmemiz lazım" diye düşünüyoruz.
Bir de işin sektör kısmı var. Sanat eseri gibi görünen akvaryumlar, aslında sektörde yaratılan "ideal" algının bir parçası. Marketten aldığımız mükemmel görünümlü domatesler gibi… Her biri aynı boyda, aynı parlaklıkta ve aynı yuvarlaklıkta. Ama bunların altında hibrit tohumlar, seralar ve kimyasal desteklerle yapılan tarım yatıyor. Akvaryum sektöründe de durum aynı. Sanat eserini aratmayacak güzellikteki akvaryumlar için sürekli yeni ekipmanlar, gübreler, yosun önleyiciler ve daha birçok ürün satılıyor. Yani bu mükemmel görüntülerin arkasında, sektöre para kazandıran bir dev var.
Benim bu yazıları yazma sebebim tam da burada yatıyor. Akvaryumculuk aslında zor bir hobi değil. Belki de bir hobi bile değil, çünkü doğanın kendi işleyişine güvenmek dışında bir şey yapmanıza gerek yok. Ama yeni başlayanlara bu iş öyle karmaşık bir şekilde sunuluyor ki, insanlar kendilerini sürekli su değişimleri, gübreler, hastalıklarla uğraştıkları bir girdabın içinde buluyor. Üstelik bu döngüde hem mutsuz oluyorlar hem de sektöre para kaptırıyorlar.
Evet, Father Fish yöntemi belki "mükemmel" değil. Ama doğal, sade ve canlıların huzur içinde yaşayabileceği bir ortam yaratıyor. Üstelik size her hafta su değiştirip, testler yapıp, kimyasallarla uğraşma stresi yaşatmıyor. Doğa zaten kaotik bir uyum içinde ve biz de bunu olduğu gibi kabul edersek, bu hobi gerçekten keyifli bir hal alıyor. Kızıldeniz'in ihtişamı tatlı sulardan çok uzakta; akvaryumlarımızı da bunu hatırlayarak kurmak gerek. 😊
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/271120241246021.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/271120241246031.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/271120241246051.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/271120241246061.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/271120241246071.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/271120241246091.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/271120241246101.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/271120241246121.jpg[/IMG]
Tatlı Su Akvaryumlarının Doğal Yolu: Father Fish Yönteminin Sade Güzelliği
Bazı kişiler, Father Fish yöntemine "Ama bu çok da doğru değil!" diye itiraz ediyorlar. Neymiş, akvaryum tabanının doğal bırakılmasıymış, yemlemenin haftada bir yapılmasıymış, yosun önleyiciler ve gübrelerin kullanılmamasıymış… Yani bu kadar basit bir yöntem, onların mükemmel düzenlerini alt üst ediyor diye biraz alınmışlar. Ama kabul edelim, her gün su testleri yapmamak, akvaryuma kimyasal madde eklemek zorunda kalmamak ve balıkları "Bugün ne yedirsem?" diye strese sokmamak kulağa kötü bir şey gibi gelmiyor, değil mi?
Şimdi, gelin biraz dürüst olalım: Tatlı su akvaryumlarındaki bu "kusursuz düzen" dediğimiz şey, aslında doğada hiç yok. Doğanın ortasında durup "Şu manzara, tam bir aquascaping harikası olmuş!" dediğinizi hayal edin. Evet, komik olurdu. Tatlı su ekosistemleri doğaldır, evet, ama kusursuz değildir. Amazon’un bulanık suları, İskodra Gölü’nün çamur birikintileri ya da bir orman göletindeki yapraklarla kaplı su tabanı, hiçbir akvaryum dergisinde "Ayın akvaryumu" seçilmezdi. Ama bu ekosistemler, tam da bu düzensizlikleriyle güzeldir.
Bazı tatlı su akvaryumları ise kendini Kızıldeniz’in bir köşesi zannediyor. Yosun yok, su kristal berraklığında, her bitki milimetrik hizaya dizilmiş. Balıklar neredeyse simetrik bir koreografiyle yüzüyor. Bu manzaraya bakınca, "Doğa mı, yoksa insan eliyle düzenlenmiş bir gösteri mi?" diye düşünmeden edemiyor insan. Evet, çok etkileyici görünüyor, ama bu görüntüyü korumak için saatlerce uğraşıp onlarca kimyasal eklemeniz gerekiyor. Bir yandan da akvaryumda yaşayan canlılara "Biz aslında doğal bir ortamdayız" masalını anlatıyorsunuz.
İnsanlar doğal bir şey görmek için Amazon Nehri’ne, İskodra Gölü’ne gidiyor. Buralar için dünya kadar para ödüyorlar. Ama gidince ne görüyorlar? Bulanık su, yosunlu taşlar ve düzensizlik. Hiç kimse bir gölün kenarında durup, “Ah, şu suyun üstünde bir lilyum eksik, taşların biraz daha düzgün olması lazım, yosunları da kazımamız gerek,” demiyor. Çünkü doğal olan bu. Ama ne hikmetse akvaryumda aynı şeyi gördüğümüzde "Bunu düzeltmemiz lazım" diye düşünüyoruz.
Bir de işin sektör kısmı var. Sanat eseri gibi görünen akvaryumlar, aslında sektörde yaratılan "ideal" algının bir parçası. Marketten aldığımız mükemmel görünümlü domatesler gibi… Her biri aynı boyda, aynı parlaklıkta ve aynı yuvarlaklıkta. Ama bunların altında hibrit tohumlar, seralar ve kimyasal desteklerle yapılan tarım yatıyor. Akvaryum sektöründe de durum aynı. Sanat eserini aratmayacak güzellikteki akvaryumlar için sürekli yeni ekipmanlar, gübreler, yosun önleyiciler ve daha birçok ürün satılıyor. Yani bu mükemmel görüntülerin arkasında, sektöre para kazandıran bir dev var.
Benim bu yazıları yazma sebebim tam da burada yatıyor. Akvaryumculuk aslında zor bir hobi değil. Belki de bir hobi bile değil, çünkü doğanın kendi işleyişine güvenmek dışında bir şey yapmanıza gerek yok. Ama yeni başlayanlara bu iş öyle karmaşık bir şekilde sunuluyor ki, insanlar kendilerini sürekli su değişimleri, gübreler, hastalıklarla uğraştıkları bir girdabın içinde buluyor. Üstelik bu döngüde hem mutsuz oluyorlar hem de sektöre para kaptırıyorlar.
Evet, Father Fish yöntemi belki "mükemmel" değil. Ama doğal, sade ve canlıların huzur içinde yaşayabileceği bir ortam yaratıyor. Üstelik size her hafta su değiştirip, testler yapıp, kimyasallarla uğraşma stresi yaşatmıyor. Doğa zaten kaotik bir uyum içinde ve biz de bunu olduğu gibi kabul edersek, bu hobi gerçekten keyifli bir hal alıyor. Kızıldeniz'in ihtişamı tatlı sulardan çok uzakta; akvaryumlarımızı da bunu hatırlayarak kurmak gerek. 😊
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/271120241246021.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/271120241246031.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/271120241246051.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/271120241246061.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/271120241246071.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/271120241246091.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/271120241246101.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/271120241246121.jpg[/IMG]
Father Fish Yöntemiyle 50x30x30
Father Fish yöntemi, akvaryum hobisinde doğallığı ve dengeyi merkeze alan bir yaklaşımı temsil eder. Bu yöntem, tatlı su ekosistemlerinin doğal döngülerine mümkün olan en yakın deneyimi sunmayı hedefler. Tatlı su ırmaklarının ve göllerinin görüntüsünü bir akvaryuma taşırken, doğal yaşam alanlarındaki kaotik düzenin uyumunu gözler önüne serer.
Doğadaki ırmaklar ve göller, berraklık ve estetik açıdan genellikle mükemmel olmasa da, her şeyin birbiriyle ahenk içinde olduğu, kendine has bir kusursuzluk sunar. Father Fish yöntemi, zengin besin içeriğine sahip kum tabanları ve doğal bitki örtüsü ile bu dengeyi taklit eder. Akvaryum tabanı, tıpkı doğada olduğu gibi, bitkilerin köklenmesi ve mikroorganizmaların yaşam alanı bulması için bir yuva görevi görür. Böylece balıklar, doğal bir ortamda olduğu gibi kendilerini rahat ve güvende hisseder.
Aquascaping, kuşkusuz göz alıcıdır. Bir tablo gibi kusursuz kompozisyonlar yaratır ve bazen neredeyse bir sanat eseri niteliğindedir. Ancak bu berrak ve minimalist tasarımlar, doğanın gerçek yüzünden uzaktır. Tatlı su ekosistemlerinde böyle bir düzen nadiren bulunur; doğa daha çok kaotik bir harmoni sunar. Hatta aquascaping’deki bu estetik mükemmeliyet, doğanın spontane kusursuzluğunu yansıtmaktan çok, bir tasarımcının hayal gücünü yansıtır.
''Kusursuz'' görünen bir akvaryumu sürdürebilmek, sürekli müdahale gerektirir. Su parametrelerini ideal seviyede tutmak için kimyasallar, yosun önleyiciler ve yapay gübreler kullanılır. Ancak bu kimyasalların etkileri, sadece balıklara değil, aynı zamanda suyun ekosisteminde yaşayan mikro ve makro faunaya da zarar verir. Örneğin, kimyasal yosun önleyiciler, akvaryumdaki faydalı mikroorganizmaları yok ederek ekosistemin dengesini bozabilir. Bu durum, daha fazla müdahale ihtiyacını doğurarak bir kısır döngü yaratır.
Father Fish yönteminde ise bu tür müdahalelere gerek kalmaz. Zengin ve doğal bir kum tabanı, hem bitkiler için gerekli besinleri sağlar hem de atıkların doğal olarak parçalanmasına yardımcı olur. Akvaryum, dışarıdan gelen katkılar yerine kendi ekosistem döngüsüyle dengede kalır. Örneğin, bir Father Fish akvaryumunda, bitkiler yosunların büyümesini baskılar, suyun berrak kalmasına yardımcı olur ve canlıların doğal davranışlarını sergilemesi için ideal bir ortam yaratır.
Aquascaping estetiği ve suyu kristal berraklığında tutmak için, farklı kimyasallar, katkılar, aktif karbon vs eklenmek zorundadır. Ancak ne zaman ki doğal bir düzen kurmaya karar verdim ve müdahaleleri asgariye indirdim, akvaryumumun çok daha sağlıklı ve uzun ömürlü olduğunu fark ettim. Canlılar, kimyasalların olmadığı bir ortamda daha aktif hale geldi, bitkiler doğal hızıyla büyüdü ve sistem kendi içinde bir denge oluşturdu. Su değişimine bile gerek kalmadı.
Bu yöntem bir ekosistem kurucusu olma rolünü üstlenmenizi sağlar. Bu yöntemle akvaryumunuz, izleyicisine “Doğanın bir parçasıyım” hissini verir. Bu yaklaşımda, doğadaki gibi hafif bir bulanıklık ya da taban üzerinde birikmiş yaprak kalıntıları, müdahale gerektiren kusurlar değil, ekosistemin doğal bir parçası olarak görülür.
Sonuç olarak, doğallığı esas alan bir akvaryum hem estetik açıdan büyüleyici olabilir hem de doğanın kaotik düzenini taklit eden sürdürülebilir bir yaşam alanı sunar. Kusursuzluğu ararken doğanın kusursuz uyumunu gözden kaçırmamak, hobinin en büyük ödülüdür.
Father Fish yöntemi, akvaryum hobisinde doğallığı ve dengeyi merkeze alan bir yaklaşımı temsil eder. Bu yöntem, tatlı su ekosistemlerinin doğal döngülerine mümkün olan en yakın deneyimi sunmayı hedefler. Tatlı su ırmaklarının ve göllerinin görüntüsünü bir akvaryuma taşırken, doğal yaşam alanlarındaki kaotik düzenin uyumunu gözler önüne serer.
Doğadaki ırmaklar ve göller, berraklık ve estetik açıdan genellikle mükemmel olmasa da, her şeyin birbiriyle ahenk içinde olduğu, kendine has bir kusursuzluk sunar. Father Fish yöntemi, zengin besin içeriğine sahip kum tabanları ve doğal bitki örtüsü ile bu dengeyi taklit eder. Akvaryum tabanı, tıpkı doğada olduğu gibi, bitkilerin köklenmesi ve mikroorganizmaların yaşam alanı bulması için bir yuva görevi görür. Böylece balıklar, doğal bir ortamda olduğu gibi kendilerini rahat ve güvende hisseder.
Aquascaping, kuşkusuz göz alıcıdır. Bir tablo gibi kusursuz kompozisyonlar yaratır ve bazen neredeyse bir sanat eseri niteliğindedir. Ancak bu berrak ve minimalist tasarımlar, doğanın gerçek yüzünden uzaktır. Tatlı su ekosistemlerinde böyle bir düzen nadiren bulunur; doğa daha çok kaotik bir harmoni sunar. Hatta aquascaping’deki bu estetik mükemmeliyet, doğanın spontane kusursuzluğunu yansıtmaktan çok, bir tasarımcının hayal gücünü yansıtır.
''Kusursuz'' görünen bir akvaryumu sürdürebilmek, sürekli müdahale gerektirir. Su parametrelerini ideal seviyede tutmak için kimyasallar, yosun önleyiciler ve yapay gübreler kullanılır. Ancak bu kimyasalların etkileri, sadece balıklara değil, aynı zamanda suyun ekosisteminde yaşayan mikro ve makro faunaya da zarar verir. Örneğin, kimyasal yosun önleyiciler, akvaryumdaki faydalı mikroorganizmaları yok ederek ekosistemin dengesini bozabilir. Bu durum, daha fazla müdahale ihtiyacını doğurarak bir kısır döngü yaratır.
Father Fish yönteminde ise bu tür müdahalelere gerek kalmaz. Zengin ve doğal bir kum tabanı, hem bitkiler için gerekli besinleri sağlar hem de atıkların doğal olarak parçalanmasına yardımcı olur. Akvaryum, dışarıdan gelen katkılar yerine kendi ekosistem döngüsüyle dengede kalır. Örneğin, bir Father Fish akvaryumunda, bitkiler yosunların büyümesini baskılar, suyun berrak kalmasına yardımcı olur ve canlıların doğal davranışlarını sergilemesi için ideal bir ortam yaratır.
Aquascaping estetiği ve suyu kristal berraklığında tutmak için, farklı kimyasallar, katkılar, aktif karbon vs eklenmek zorundadır. Ancak ne zaman ki doğal bir düzen kurmaya karar verdim ve müdahaleleri asgariye indirdim, akvaryumumun çok daha sağlıklı ve uzun ömürlü olduğunu fark ettim. Canlılar, kimyasalların olmadığı bir ortamda daha aktif hale geldi, bitkiler doğal hızıyla büyüdü ve sistem kendi içinde bir denge oluşturdu. Su değişimine bile gerek kalmadı.
Bu yöntem bir ekosistem kurucusu olma rolünü üstlenmenizi sağlar. Bu yöntemle akvaryumunuz, izleyicisine “Doğanın bir parçasıyım” hissini verir. Bu yaklaşımda, doğadaki gibi hafif bir bulanıklık ya da taban üzerinde birikmiş yaprak kalıntıları, müdahale gerektiren kusurlar değil, ekosistemin doğal bir parçası olarak görülür.
Sonuç olarak, doğallığı esas alan bir akvaryum hem estetik açıdan büyüleyici olabilir hem de doğanın kaotik düzenini taklit eden sürdürülebilir bir yaşam alanı sunar. Kusursuzluğu ararken doğanın kusursuz uyumunu gözden kaçırmamak, hobinin en büyük ödülüdür.
Father Fish Yöntemiyle 50x30x30
[K]Katkılar:[/K][U][/U]
Orkide toprağı
İnek gübresi
Gübresiz bahçe toprağı
Kemik unu
Kan unu
Kalsiyum klorür
Kalsiyum florür
Demir oksit
Lime (Kireç)
Sodyum bikarbonat
Osmocote (yavaş salınımlı gübre)
Diatom toprağı
Epsom tuzu
Ancak, bunların çok az bir kısmını temin edebildim. Sadece biraz sıvı hümik asit ve sıvı gübre kullandım. Bu yöntemde katkılar yalnızca kurulum aşamasında kullanılır; sistem çalışmaya başladıktan sonra ise hiçbir şekilde düzenli ya da sürekli olarak eklenmez.
Bu sistemde en büyük çaba başlangıçta harcanır. Kurulum tamamlandıktan sonra sisteme müdahale edilmez.
En çok hoşuma giden yönü, minimum para ve çabayla kuralları ve sürecin tamamen doğanın yönetimine bırakıldığı bir sistem olmasıdır.[EDIT]hounddog,2024-11-21 14:59:40[/EDIT]
[K]Katkılar:[/K][U][/U]
Orkide toprağı
İnek gübresi
Gübresiz bahçe toprağı
Kemik unu
Kan unu
Kalsiyum klorür
Kalsiyum florür
Demir oksit
Lime (Kireç)
Sodyum bikarbonat
Osmocote (yavaş salınımlı gübre)
Diatom toprağı
Epsom tuzu
Ancak, bunların çok az bir kısmını temin edebildim. Sadece biraz sıvı hümik asit ve sıvı gübre kullandım. Bu yöntemde katkılar yalnızca kurulum aşamasında kullanılır; sistem çalışmaya başladıktan sonra ise hiçbir şekilde düzenli ya da sürekli olarak eklenmez.
Bu sistemde en büyük çaba başlangıçta harcanır. Kurulum tamamlandıktan sonra sisteme müdahale edilmez.
En çok hoşuma giden yönü, minimum para ve çabayla kuralları ve sürecin tamamen doğanın yönetimine bırakıldığı bir sistem olmasıdır.[EDIT]hounddog,2024-11-21 14:59:40[/EDIT]
Father Fish Yöntemiyle 50x30x30
[U][K]Kimi Noktalara Yorumlar:[/K]
[K]Tabanda bitki:[/K]
Başlangıçta yaklaşık 7-8 çeşit bitki vardı, ancak zamanla bazıları eridi ve çürüdü. Çürüyen bitkileri hiç çıkarmadım. Şu anda bu sayı 4 türe kadar düştü. Erimeye başlayan bitkiler arasında bakımı kolay sazlar da bulunuyordu. Diğerleri ise yüksek CO2 gereksinimi olan türlerdi. Ne olacağını görmek için bu bitkileri denemiştim.
[K]Filtre:[/K]
Kullandığım filtre pipo filtredir. Hiç müdahale etmedim. Bu sistemde filtre temizlenmez.
[K]Ostracod ve Su Piresi:[/K]
Akvaryumda Ostracod kolonileri oldukça aktif. Bunun yanı sıra planarya veya benzeri canlılar da mevcut. Tüm bu canlılar, sistemdeki makrofaunaya dahil.
[K]Father Fish Yöntemi:[/K]
Father Fish yöntemi, Walstad yöntemine göre daha hızlı bir kurulum sürecine sahiptir. Bu yöntemde filtre kullanılır ve kurulum sırasında toprağa fazladan katkılar eklenir.
Özet: Father Fish Yöntemi[/U][B][/B]
-Tabana 2,5 cm toprak, üzerine 5 cm kum eklenir.
-Toprağa, kurulum aşamasında kendi oluşturulan katkılar eklenir.
-Çok sayıda ve bakımı kolay bitkiler yerleştirilir.
-Su değişimi yılda 1-2 kez, %15-20 oranında yapılır.
-Buharlaşan su düzenli olarak eklenir.
-Yemleme haftada 1-2 kez gerçekleştirilir.
-Yosunlara ve bitkilere hiçbir müdahale yapılmaz.
-Pipo filtre ve ısıtıcı kullanılmalıdır; sıcaklık 27,5 derece olmalıdır.
-Kimyasal maddeler ve gübreler kesinlikle kullanılmaz.
-Ölen balıklar ya akvaryumda bırakılır ya da kuma gömülür.
-Doğadan alınan kuru ağaç yaprakları akvaryuma eklenir. Yapraklar eridikçe ve tüketildikçe yenileri ilave edilir.
-Bu yöntem, küçük balıklarla daha iyi çalışır ve canlı yükü düşük tutulur.
[B]Genel Değerlendirme:[/B][U][/U]
Sistem sorunsuz çalışıyor. Özellikle su değişiminin yılda 1-2 kez yapılması, gübre veya su düzenleyici gibi ek masrafların olmaması ve yemlemenin haftada sadece 1 kez yapılması gibi avantajlarıyla bütçe dostu ve zahmetsiz bir yöntem. Bu açıdan benim gereksinimlerime en uygun yöntem olduğunu söyleyebilirim.[EDIT]hounddog,2024-11-21 14:36:41[/EDIT]
[U][K]Kimi Noktalara Yorumlar:[/K]
[K]Tabanda bitki:[/K]
Başlangıçta yaklaşık 7-8 çeşit bitki vardı, ancak zamanla bazıları eridi ve çürüdü. Çürüyen bitkileri hiç çıkarmadım. Şu anda bu sayı 4 türe kadar düştü. Erimeye başlayan bitkiler arasında bakımı kolay sazlar da bulunuyordu. Diğerleri ise yüksek CO2 gereksinimi olan türlerdi. Ne olacağını görmek için bu bitkileri denemiştim.
[K]Filtre:[/K]
Kullandığım filtre pipo filtredir. Hiç müdahale etmedim. Bu sistemde filtre temizlenmez.
[K]Ostracod ve Su Piresi:[/K]
Akvaryumda Ostracod kolonileri oldukça aktif. Bunun yanı sıra planarya veya benzeri canlılar da mevcut. Tüm bu canlılar, sistemdeki makrofaunaya dahil.
[K]Father Fish Yöntemi:[/K]
Father Fish yöntemi, Walstad yöntemine göre daha hızlı bir kurulum sürecine sahiptir. Bu yöntemde filtre kullanılır ve kurulum sırasında toprağa fazladan katkılar eklenir.
Özet: Father Fish Yöntemi[/U][B][/B]
-Tabana 2,5 cm toprak, üzerine 5 cm kum eklenir.
-Toprağa, kurulum aşamasında kendi oluşturulan katkılar eklenir.
-Çok sayıda ve bakımı kolay bitkiler yerleştirilir.
-Su değişimi yılda 1-2 kez, %15-20 oranında yapılır.
-Buharlaşan su düzenli olarak eklenir.
-Yemleme haftada 1-2 kez gerçekleştirilir.
-Yosunlara ve bitkilere hiçbir müdahale yapılmaz.
-Pipo filtre ve ısıtıcı kullanılmalıdır; sıcaklık 27,5 derece olmalıdır.
-Kimyasal maddeler ve gübreler kesinlikle kullanılmaz.
-Ölen balıklar ya akvaryumda bırakılır ya da kuma gömülür.
-Doğadan alınan kuru ağaç yaprakları akvaryuma eklenir. Yapraklar eridikçe ve tüketildikçe yenileri ilave edilir.
-Bu yöntem, küçük balıklarla daha iyi çalışır ve canlı yükü düşük tutulur.
[B]Genel Değerlendirme:[/B][U][/U]
Sistem sorunsuz çalışıyor. Özellikle su değişiminin yılda 1-2 kez yapılması, gübre veya su düzenleyici gibi ek masrafların olmaması ve yemlemenin haftada sadece 1 kez yapılması gibi avantajlarıyla bütçe dostu ve zahmetsiz bir yöntem. Bu açıdan benim gereksinimlerime en uygun yöntem olduğunu söyleyebilirim.[EDIT]hounddog,2024-11-21 14:36:41[/EDIT]
Father Fish Yöntemiyle 50x30x30
Ölçüler: 50x30x30
Canlı Türleri: Karides, salyangoz
Bitki Türleri: Çeşitli
Tankın Yaşı: 10 ay
Filtrasyon ve Işıklandırma: Pipo, led
Doğanın Dengesine Güvenin: Az Çaba, Büyük Keyif
Bu akvaryum, doğal dengeyi temel alan bir sistemle kuruldu ve zamanla kendi kendine bir ekosistem oluşturdu. Başlangıçta tabana 2,5 cm kalınlığında bahçe toprağı ve torf karışımı serdim, az miktarda sıvı gübre ekledim. Üzerine 3,5 cm kum katmanı koyarak alt yapıyı tamamladım. Kaya, ağaç dalları ve catappa yaprağı ekledikten sonra pipo filtreyi kurup sistemi 27,5 derece sıcaklıkta bir hafta boş çalıştırdım.
Ardından, 7-8 farklı bitki türünden bolca ekledim; bazıları öldü, bazıları hayatta kaldı, hiçbirine müdahale etmedim. Akvaryum bu şekilde 10 gün daha çalıştı. Sonrasında kargoyla gelen 15 karides ve 5 nerite salyangozunu ekledim. Maalesef karideslerin yarısı ve salyangozların tamamı yaşamını yitirdi, ancak ölenleri akvaryum kumuna gömerek doğal döngünün bir parçası haline getirdim.
Haftada bir yemleme yaptım, ancak camlarda oluşan yosunlara çok müdahale etmedim. Sadece ön camı temizledim; zamanla yan camlardaki ve içerideki yosunlar kendiliğinden kayboldu. Akvaryuma dışarıdan yalnızca bir kez, yedinci ayda yüzde 15 su değişimi yaptım. Bu süreçte evdeki kuruyan yaprakları ve catappa yapraklarını düzenli olarak eklemeye devam ettim.
Şu an akvaryumda, 6-7 karidesten üreyerek 80’e ulaşan bir karides popülasyonu var ve sayılarının 150’ye çıkmasını bekliyorum. Bu noktadan sonra endlers balıkları eklemeyi planlıyorum. Ayrıca içeride kendiliğinden oluşan birkaç salyangoz türü ve ufak yüzen canlılar da mevcut.
Bu yöntem, az para ve az çabayla doğanın kendi işleyişine şans tanıyan, kolay ve sürdürülebilir bir yaklaşım. İlk kurulumun ardından, doğa kendi kararlarını alarak size yardımcı oluyor ve benzersiz bir ekosistem oluşturuyor.[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/201120241507171.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/201120241507201.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/201120241507231.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/201120241507251.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/201120241507281.jpg[/IMG]
Ölçüler: 50x30x30
Canlı Türleri: Karides, salyangoz
Bitki Türleri: Çeşitli
Tankın Yaşı: 10 ay
Filtrasyon ve Işıklandırma: Pipo, led
Doğanın Dengesine Güvenin: Az Çaba, Büyük Keyif
Bu akvaryum, doğal dengeyi temel alan bir sistemle kuruldu ve zamanla kendi kendine bir ekosistem oluşturdu. Başlangıçta tabana 2,5 cm kalınlığında bahçe toprağı ve torf karışımı serdim, az miktarda sıvı gübre ekledim. Üzerine 3,5 cm kum katmanı koyarak alt yapıyı tamamladım. Kaya, ağaç dalları ve catappa yaprağı ekledikten sonra pipo filtreyi kurup sistemi 27,5 derece sıcaklıkta bir hafta boş çalıştırdım.
Ardından, 7-8 farklı bitki türünden bolca ekledim; bazıları öldü, bazıları hayatta kaldı, hiçbirine müdahale etmedim. Akvaryum bu şekilde 10 gün daha çalıştı. Sonrasında kargoyla gelen 15 karides ve 5 nerite salyangozunu ekledim. Maalesef karideslerin yarısı ve salyangozların tamamı yaşamını yitirdi, ancak ölenleri akvaryum kumuna gömerek doğal döngünün bir parçası haline getirdim.
Haftada bir yemleme yaptım, ancak camlarda oluşan yosunlara çok müdahale etmedim. Sadece ön camı temizledim; zamanla yan camlardaki ve içerideki yosunlar kendiliğinden kayboldu. Akvaryuma dışarıdan yalnızca bir kez, yedinci ayda yüzde 15 su değişimi yaptım. Bu süreçte evdeki kuruyan yaprakları ve catappa yapraklarını düzenli olarak eklemeye devam ettim.
Şu an akvaryumda, 6-7 karidesten üreyerek 80’e ulaşan bir karides popülasyonu var ve sayılarının 150’ye çıkmasını bekliyorum. Bu noktadan sonra endlers balıkları eklemeyi planlıyorum. Ayrıca içeride kendiliğinden oluşan birkaç salyangoz türü ve ufak yüzen canlılar da mevcut.
Bu yöntem, az para ve az çabayla doğanın kendi işleyişine şans tanıyan, kolay ve sürdürülebilir bir yaklaşım. İlk kurulumun ardından, doğa kendi kararlarını alarak size yardımcı oluyor ve benzersiz bir ekosistem oluşturuyor.[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/201120241507171.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/201120241507201.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/201120241507231.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/201120241507251.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/243134/201120241507281.jpg[/IMG]
Akvaryum İçin En İyi Şey Hiçbir Şey Yapmamak!
Father Fish :) akvaryumcuların korkulu rüyası. Bu sistemle kurduğum bir karides akvaryumum var. 50x30x30 9 aydır sorusuz çalışıyor. Yöntemin özetini yazıp, sonra benim akvaryumda yaptığım işlemleri yazmak isterim.
Özet FF yöntemi;
- 2.5 cm altta toprak, 5 cm üstte kum
- Toprakta kendi oluşturduğu katkılar kullanılır
- Çok fazla ve kolay bitkiler eklenir
- Su değişimi yılda 1 yada 2 kez yüzde 15-20 olarak yapılır
- Buharlaşan su eklenir
- Yemleme haftada 1 yada 2 kez yapılır
- Yosuna, bitkilere müdahale sıfır
- Pipo filtre ve ısıtıcı olmalı, ısı 27,5 derece olmalı
- Kimyasallar ve gübreler hiç kullanılmaz
- Ölen balıklar ya bırakılır yada kuma gömülür
- Doğandan alınan kuru ağaç yaprakları akvaryuma eklenir, eridikçe ve yendikçe ilave edilir
- Bu yöntem küçük balıklarla daha iyi çalışır, canlı yükü az tutulur
Benim yaptıklarım özetle;
- altta toprağı koydum içine, bahçe toprağı ve torf karışık, biraz sıvı gübre vardı çok az ilave ettim. 2,5 cm toplam kalınlık oldu
- üstüne 3,5 cm kum
- kaya, ağaç dalları ve catappa yaprağı ekledim
- pipo fitre koydum, ısı 27,5'ta 1 hafta boş çalıştı
- sonra 7-8 çeşit bitkiden bol bol ekledim, ölen öldü kalan kaldı hiç karışmadım
- o şekilde 10 gün kadar daha çalıştı
- 15 karides, 5 adet nerite salyangoz aldım, kargodan geldi.
-15 karidesin yarısı öldü, neritelerin tamamı öldü
- ölenleri akvaryum kumuna gömdüm
- haftada 1 yemleme yapıyorum
- camlarda yosun oluştu biraz, yalnızca ön camı temizledim görebilmek için
- zaman içinde yan camlardaki ve içerideki yosunlar yok oldular hiç dokunmadım, bir daha hiç yosun olmadı.
- yalnızca bir kere 7. ayda yüzde 15 su değişimi yaptım
- Evdeki kuruyan bitkilerin yapraklarını ve cattapa atmayı sürdürdüm
- 2 yada 3 çeşit olmak üzere kendiliğinden ortaya çıkan salyangozlar var, sayıları çok değil
- yine içeride kendiliğinden çıkan ufak ufak yüzen canlılar var (uzamasın diye konuya girmiyorum)
- Anlık son durum, kalan 6-7 karidesten 80 kadar karidese kadar ürediler ve çoğalmayı sürdürüyorlar, sayılarının 150 kadar olmasını bekliyorum sonra endlers ekleyeceğim.
Bu yöntem az para harcatan, az çaba gerektiren, dahası kolay bir yöntem, ilk kuruyorsunuz sonrasında doğa kendiliğinden size yardımcı oluyor, kararları kendisi alıyor.
Saygılarımla
[EDIT]hounddog,2024-11-18 12:28:05[/EDIT]
Father Fish :) akvaryumcuların korkulu rüyası. Bu sistemle kurduğum bir karides akvaryumum var. 50x30x30 9 aydır sorusuz çalışıyor. Yöntemin özetini yazıp, sonra benim akvaryumda yaptığım işlemleri yazmak isterim.
Özet FF yöntemi;
- 2.5 cm altta toprak, 5 cm üstte kum
- Toprakta kendi oluşturduğu katkılar kullanılır
- Çok fazla ve kolay bitkiler eklenir
- Su değişimi yılda 1 yada 2 kez yüzde 15-20 olarak yapılır
- Buharlaşan su eklenir
- Yemleme haftada 1 yada 2 kez yapılır
- Yosuna, bitkilere müdahale sıfır
- Pipo filtre ve ısıtıcı olmalı, ısı 27,5 derece olmalı
- Kimyasallar ve gübreler hiç kullanılmaz
- Ölen balıklar ya bırakılır yada kuma gömülür
- Doğandan alınan kuru ağaç yaprakları akvaryuma eklenir, eridikçe ve yendikçe ilave edilir
- Bu yöntem küçük balıklarla daha iyi çalışır, canlı yükü az tutulur
Benim yaptıklarım özetle;
- altta toprağı koydum içine, bahçe toprağı ve torf karışık, biraz sıvı gübre vardı çok az ilave ettim. 2,5 cm toplam kalınlık oldu
- üstüne 3,5 cm kum
- kaya, ağaç dalları ve catappa yaprağı ekledim
- pipo fitre koydum, ısı 27,5'ta 1 hafta boş çalıştı
- sonra 7-8 çeşit bitkiden bol bol ekledim, ölen öldü kalan kaldı hiç karışmadım
- o şekilde 10 gün kadar daha çalıştı
- 15 karides, 5 adet nerite salyangoz aldım, kargodan geldi.
-15 karidesin yarısı öldü, neritelerin tamamı öldü
- ölenleri akvaryum kumuna gömdüm
- haftada 1 yemleme yapıyorum
- camlarda yosun oluştu biraz, yalnızca ön camı temizledim görebilmek için
- zaman içinde yan camlardaki ve içerideki yosunlar yok oldular hiç dokunmadım, bir daha hiç yosun olmadı.
- yalnızca bir kere 7. ayda yüzde 15 su değişimi yaptım
- Evdeki kuruyan bitkilerin yapraklarını ve cattapa atmayı sürdürdüm
- 2 yada 3 çeşit olmak üzere kendiliğinden ortaya çıkan salyangozlar var, sayıları çok değil
- yine içeride kendiliğinden çıkan ufak ufak yüzen canlılar var (uzamasın diye konuya girmiyorum)
- Anlık son durum, kalan 6-7 karidesten 80 kadar karidese kadar ürediler ve çoğalmayı sürdürüyorlar, sayılarının 150 kadar olmasını bekliyorum sonra endlers ekleyeceğim.
Bu yöntem az para harcatan, az çaba gerektiren, dahası kolay bir yöntem, ilk kuruyorsunuz sonrasında doğa kendiliğinden size yardımcı oluyor, kararları kendisi alıyor.
Saygılarımla
[EDIT]hounddog,2024-11-18 12:28:05[/EDIT]
SON MESAJLAR
- Neon Tetra Kuyruğu Yok Oldu ugurbaran, 18:46
Hastalıklar ve İlaçlar - Jungle Tarzı Akvaryum Kurulumu - 60x40x30 Erkay0, 18:46
Akvaryum Tanıtımı - Karides Ve Bitkiler İçin Fikir ugurbaran, 18:44
Yeni Üye Forumu - 620 Lt Tank İçin Tür Önerisi ugurbaran, 18:39
Akvaryum ve Tür Tavsiyesi - Kabukçul Akvaryumum Neolamprologus Multifasciatus fishhyy, 18:30
Akvaryum Tanıtımı - Denizli İli, Dalaman Çayı Havzası Ve Çay Balıkları Orhan76, 17:20
Sazansıgiller - Suda Sararma altankanat, 16:34
Bitki Akvaryumları Genel - Beta Balığım Rahatsızlandı Emir Kara, 16:30
Hastalıklar ve İlaçlar - Lepistesleri Min Toplu Ölümleri Lepistes_ sever, 16:17
Hastalıklar ve İlaçlar - Canlı Doğuran Akvaryumu Filtre Seçimi Lepistes_ sever, 16:07
Canlı Doğuranlar - Yeni Tank Sorunu Fatih_hakankaan, 14:39
Hastalıklar ve İlaçlar - Yeni Bitkili Hazırlık Süreci Sorularım MG, 14:29
Akvaryum ve Tür Tavsiyesi - Neo Co2 Mayalı Sistem Microp, 14:13
Işık CO2 ve Ekipmanlar - Akvaryum Çatlağı Fatih_hakankaan, 13:30
Yeni Üye Forumu - Mücevher Ciklet Yumurtaları Street Parrot, 11:14
Victoria ve Batı Afrika Cichlidleri - Ancistrus Sp. BerkBey, 03:25
Kedi Balıkları Tanıtımı - Led Önerisi Sercan Ç., 02:34
Akvaryum Tasarımı ve Dekorasyonu - Beta Akvaryumu Emir Kara, 02:12
Akvaryum ve Tür Tavsiyesi - 🧿 En Güzel Fotoğraflarınızı Gösterin twinsoul, 00:13
Akvaryum ve Su Altı Fotoğrafçılığı - 200lt Akvaryum Bitkili Kurulum Kaangzkr, 23:47
Akvaryum Tanıtımı - Japon Balığında Benekler Akvaryumcu_Doru, 22:56
Sazansıgiller - Saz Bitkisi Uzaması Ve İstilacı Java Moss acemigenchobici, 22:33
Bitki Türleri ve Bakımı - Sera Vitamin Mix Kullanma Kılavuzu Cyber_Scout, 22:17
Malzemeler ve Yemler Forumu - Akvaryumdaki Yeni Salyangoz MG, 22:11
Cinsiyet ve Tür Belirleme - Amano Karides melih547, 21:50
Yeni Üye Forumu - Sarı Prenses İle Uyumlu Türler Balıkmen, 21:19
Malawi ve Diğer Afrika Cichlidleri - İç Filtre Motor Sesi Ehtiyar, 19:58
Yeni Üye Forumu - 🇹🇷 18 Mart Çanakkale Zaferimiz Kutlu Olsun! ahmetfiratozkaya, 19:22
Forum ve Site Hakkında - Xlpro 230 Mini Dış Filtre 210l/s gorkem41, 18:43
Filtreleme Seçenekleri - Sparkling Gurami Kavga Kaya Özyurt, 17:34
Labirentliler - Neo Co2 Esdargon, 17:22
Işık CO2 ve Ekipmanlar - Karides Ve Su Mercimeği chucuk, 15:51
Yeni Üye Forumu - Ne Bu Böcekvar Napcam (akvaryumum Kusuruna Bakmayı Ruzgi, 14:57
Yeni Üye Forumu - Neolamprologus Albino Brichardi flanormimar, 14:37
Tanganyika Cichlidleri Tanıtımı - Bulanıklık Sorunu bursa98, 13:57
Akvaryum ve Tür Tavsiyesi - Transgenetik Tetra Göz Altında Şişme Cyber_Scout, 13:34
Yeni Üye Forumu - Dış Filitre Pervane Mili ahmetfiratozkaya, 13:20
Filtre ve Sump Yapımı - 60x35x35 High Bitkili Kurulum Başlangıcım BilalA, 13:17
Akvaryum Tanıtımı - Leleupi Ve Saz Arkadaşları. flanormimar, 11:42
Akvaryum Tanıtımı - Japon Balığı Kuyruğu Aşağıda MG, 11:28
Hastalıklar ve İlaçlar - Beta İle Beraber Yaşayacak En Kolay Bitki Önerisi ProAcemi, 10:00
Akvaryum ve Tür Tavsiyesi - Bitkili Akvaryum Kurulumu Tahirbgc, 08:52
Yeni Üye Forumu - 50 Litre Akvaryum gigii70, 01:01
Yeni Üye Forumu - Sıfırdan Zirveye : MG, 00:52
Yeni Üye Forumu - Akvaryum Pamukçuk Sorunu JuqLax, 00:32
Yeni Üye Forumu - Bitkilerin Üstündeki Tüylenme Cyber_Scout, 00:29
Bitki Türleri ve Bakımı - Tropheus Yavruluk eczGrylls, 23:36
Tropheus - Yem Seçme Akvaryum Güney Amerika Akvaryumcu_Doru, 22:18
Malzemeler ve Yemler Forumu - 60x40x40 Walstad Akvaryum Ve Kurulum Süreci syerli, 19:42
Akvaryum Tanıtımı - 6-8 Tank Projesi İçin Aydınlatma Cyber_Scout, 19:24
Aydınlatma
GÜNCEL 100 TANITIM
SON İLANLAR
- Afrika Cichlidleri devito 18:42
- 🌿 Bitkili Akvaryumlar İçin Akıllı Kapsül Gübre purelyfe 18:36
- Sarı Ateş Karides Satılık Erkay0 18:25
- 25x25x25 Akvaryum Setleri Erkay0 18:25
- Bolbitis Heudelotii, Trident Fern metsi 17:54
- Akvaryum 30*30 metsi 17:54
- Ful Red Lepistes ÖĞRÜNÇ 16:38
- Tam Damızlık Boy Melekler (çiftlerde Mevcut) _rammstein_ 15:31
- Diy Gübreler Kargo Bedava Bitkiler, Balıklar reano 15:29
- Karides ,vatoz, Bitki Çeşitleri, Gübre reano 15:29
- Çift Geophagus Red Head Tapajos oguzozt 14:49
- 100cm Ceraqua Firefly Armatür egedin 14:07
- Apistogramma - İvancara Bimaculata Şahinöztürk 13:42
- Akvaryum Malzemeleri Best Fish 13:04
- Eheim 3701 Air100 Hava Motoru BadgeR 12:57
- Microfex( Dero Worm) & Beyaz Kurt & Sirke Kurdu Amati340 12:54
- Su Piresi & Infusoria Amati340 12:54
- Ista Yüzey Temizleyici (surface Skimmer) I521 Amati340 12:54
- Ramshorn Salyangoz (10 Adet) Amati340 12:54
- Osmocote Akıllı Kapsül Gübre ( 9 Ay Etkili) Amati340 12:54
- L333, Lda16 Duz rebelde 11:56
- Bitkili Akvaryum Tam Takım Satılık Gemlik 11:40
- Basit Tür Başlangıç Bitkileri GOLDFISH 11:03
- Elma Salyangozu (özel Tür) GOLDFISH 11:03
- Satılık Eheim 2217 Filtre UĞURBABÜR 10:50
- Satılık Co2 Tüp 5 Lt Ve Aquamedic Ph Kontrol Cihaz UĞURBABÜR 10:50
- Osmos Ve Muhtelif Malzemeler Formicasmind 10:24
- Akvaryumların İhtiyaçları GETS34 10:16
- Mangrow Üstü Anubiaslar(yeni), Cüce Cyrptocoryne nikon_ 09:59
- Damızlık Corydoras Sterbai nikon_ 09:59
- Mikro Kurt Kültürü nikon_ 09:59
- Armatürk 80cm Akvaryum Aydınlatma 2080h MuratOzdemir 09:52
- Hobiye Son.malzemeleri Satıyorum. Update-09/03/26 osmandbnl 08:51
- Su Piresi , Balık Yemi , Pipo Filtre gyunda 08:27
- Pistia , Flame Moss , Java Moss gyunda 08:27
- Karides , Salyangoz , Kırma Karides 3tl gyunda 08:27
- Filtre, Isıtıcı, Uv Filtre, Hava Mot., Co2 Reg. Hüdai 07:27
- Damızlık Maulana Ve Blue Neon Cigled ( Usisya ) serdar131977 07:10
- Muhtelif Malzemeler İle Takas Yapabiliriz SmallCandyThing 05:53
- Isıtıcı | Hava Motoru | Filtre | Jilet | Akvaryum SmallCandyThing 05:53
- Beta SmallCandyThing 05:53
- Fluval Ve Jbl Sıfır Kapalı Kutu Son 1 Er Adet propecia 05:01
- 1 Metre Set Akvaryum Veya Tek Tek propecia 05:01
- Anubias. Yeni İthalat. Whatsapptan Yazabilirsiniz propecia 05:01
- Taşınma Nedeniyle Toplu Satış ***çok Uygun*** Kfat 03:40
- Taeniacara Candidi HarunYILDIRIM 03:17
- Yunus Ciklet Uygun Fiyat Kaliteli Yavru UKSTUDIO 02:59
- Creaqua Gübre Seti + Flora Carbon + Af Red Boost UKSTUDIO 02:59
- Kiraz Ve Şeffaf Karides Karışık inspector 02:07
- Eş Discus Yavru Alınmış inspector 02:07
KULLANICILAR
- 103 Online Kullanıcı, 56 Üye
Online Kullanıcılar
FurkanYnk,
knnynr,
serdar131977,
K3r3m,
User0607,
Cyber_Scout,
sina cen,
UglyPaw,
muhengin26,
Lepistes_ sever,
osmandbnl,
oguzhanYeniBalik,
mutama,
Mac,
MG,
BuRAK,
Koksal Gurkan,
Malawi34,
Ugur79,
FFuat,
HusoMan,
şansal,
mightymurat,
Suprabranchial,
OguzDEMIR,
Kaya ankara,
MiSoSiKiaN,
AliAltınöz,
Tortuga7,
Burak PEKDEMİR,
Swonka26,
Fatih_hakankaan,
AquaBurak,
BirkanKaya,
Aporetti,
abstract07,
chapi,
Turnacı,
ayberk5201,
FurkanTezcan,
cerwantes,
Nadirmbuna,
dimbeleth,
Öğretmen Ali,
Akrattin,
platinium,
yeekim,
MertSoyumert,
StormLight,
Gemlik,
yigidoumit,
Fishbone,
DenizUlucutsoy,
UmutMEHDİOĞLU,
enginhayta,
ahmet22,
HarunYILDIRIM,
FORUM İSTATİSTİKLERİ
- 3,797,668 Mesaj
- 408,613 Konu
- 91 Forum
- 145,128 Forum Üyesi
- 1,466 Özel Forum Üyesi
- 29 Kıdemli Akvarist
- 1,941 Dün Giriş Yapan Üye
Şu ana kadar en fazla 1365 kişi 27.03.2012 23:21 tarih ve saatinde çevrim içi oldu.

